Hangi Hükümet Hangi Kurumlarımızı Sattı?

YOK ASLINDA BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ;

AMA BİZ TÜRKİYE’Yİ 2023 YILINA KADAR YAŞATMAYACAĞIZ…

KÖLE BİR TÜRKİYE İÇİN “DURMAK YOK YOLA DEVAM…”

 

ÇOK ÖNEMLİ AÇIKLAMA :

CUMHURİYET’TEN BERİ SATILAN BÜTÜN KURUMLARIMIZDAN ELDE EDİLEN BÜTÜN GELİR (53 MİLYAR DOLAR);

2011 YILININ YALNIZCA 1 YILLIK BANKA FAİZLERİNİ BİLE KARŞILAMIYOR (58 MİLYAR DOLAR)

Hangi Hükumet hangi Kurumlarımızı sattı?

1991 yılı sonrası iktidara gelenlerin sattıkları kurumlarımıza bakarak, özelleştirmeci Partilerin kamu ekonomisine ne denli hoyratça bir saldırı yaptıklarını anlamak mümkün. Bu nedenle listemizin tarihini fikir vermesi ile sınırlı tuttum.

Hükümetlerin sattıklarının listesinin uzunluğu ya da kısalığı ise, iktidarda kaldıkları süre ile ilgilidir.

 

Okumaya devam et “Hangi Hükümet Hangi Kurumlarımızı Sattı?”

Neredesin Ey Muhalefet !!!

NEREDESİN EY MUHALEFET?

NEDEN SESİNİZ HİÇ ÇIKMIYOR ?

Ülkem elden gidiyor !
Hem de çok büyük bir hızla, koşarcasına.

NEDEN SESİNİZ HİÇ ÇIKMIYOR ?

90 Yıllık Atalarımızdan emanet birikimlerimizin
TAMAMINDAN,  özelleştirme ile elde edilen gelir,
2011 yılının yalnızca BİR YILLIK borç faizini bile karşılamıyor.

 

NEDEN SESİNİZ HİÇ ÇIKMIYOR ?

Okumaya devam et “Neredesin Ey Muhalefet !!!”

Özelleştirme Gelirleri Nerelere Harcanıyor?

 

 

 ÜLKEMİZİN 90 yılda üretmiş olduğu değerlerin özelleştirilmesi ile elde edilen gelirler:

Bu gelirlerin tamamının toplam büyüklüğü nedir?
Şu ana kadar nerelere harcandılar?
Neleri Karşıladılar?

Borçlar bu şekilde devam ettiği sürece HER YIL İÇİN;  90 yılda üretilen, telekomlar, rafineriler, limanlar ve diğer işletmelerin satılmasından ELDE EDİLEN DEĞER KADAR İŞLETMENİN/KURUMUN satılması gerekmektedir.

Bunlardan yalnızca BİRER TANE olduğu ve onlar da satılmış olduğu için çözüm;

SATILACAK BAŞKA DEĞERLER BULMAKTIR.

Bu nedenle hükümet, geride kalanların satışı ve toprak satışı gibi gelirler bulmak zorundadır.

PROBLEM İSE SORUNA BU ŞEKİLDE BİR ÇÖZÜM BULUNAMAYACAĞIDIR.

Bu tüm DEĞERLER, bu şartlar altında BİR GÜN bitecektir.
Peki; Satılacak bir şey kalmadığında ne olacaktır?

Cevap :
ÜLKEMİZİN BÜTÜN DEĞERLERİ, yabancıların elinde olacak. ÜLKEMİZİN İNSANLARI VE GELECEK NESİLLER de onların köleleri olarak çalışmak durumunda kalacaktır.

ÇÖZÜM ŞUDUR:
1. Öncelikli olarak borçlardan kurtulmak (değer satılmasını gerektirecek olanlar),
2. Gelirleri artırmak,
3. Giderleri azaltmak gerekmektedir.

İnsanlarımızdan alınan vergiler zaten uluslar arası standartlara göre çok yüksek olduğu için, “Giderleri azaltma” yönteminin mutlak surette kullanılması;

Bunun için de,

1. Verimliliği artırmak,
2. Öncelikle lüks harcamaları bütünü ile durdurmak,
3. Diğer tüm harcamaları da olabildiğince azaltmak gerekmektedir.

Borçlarımız gittikçe büyüyor / Yaman Törüner

Borçlarımız gittikçe büyüyor / Yaman Törüner – 20 Mart 2012

Yaman Törüner ytoruner@milliyet.com.tr

Türkiye’nin GSMH ve Kişi Başına Düşen Milli Gelir(KBMG) hesaplamaları değiştirildi. Buna, Türk lirasının gittikçe değerlenmesi de eklenince, hem GSMH’miz hem de KBMG’imiz ciddi bir şekilde artmış durumda. KBMG, 10.000 doları aştı. Bu değişim sonucu, iç ve dış borçlarımızın GSMH’mıza olan oranları düzeldi.

Ancak, iç ve dış borçlarımız hala ciddi bir şekilde artıyor.
Son 10 yılda, iç ve dış borcumuzun toplamı 221,7 milyar dolardan, 600 milyar doların üzerine yükseldi.

Tablolarda, dış ve iç borçlarımızın durumu görülüyor:

Türkiye Brüt Dış Borç Stoku (Milyar $)

İç Borç Stoku

İç ve dış borçlarımızın yapısı bize aşağıdaki sinyalleri veriyor
– Borçlarımızın gittikçe artmasına rağmen, borçlarımızı ödemek için yeniden rahatça borçlanabiliyoruz. Üstelik, borçlanma faiz oranımız makul seviyelerde ve borçlanma vademiz uzuyor.
– Bütçemizin faiz dışı fazla vermesi, kamunun borçlarını ödemede sıkıntıya düşmeyeceğini gösteriyor.
– Kamunun borç yükü TL cinsinden artış gösterirken; özel sektörün borç yükü dolar cinsinden artıyor.  –
TL’nin olası değer kaybetmesi (kurun yükselmesi), iç borçlarımızın dolar karşılığındaki değerini düşürüp, kamu borçlarının dolar cinsinden büyüklüğünü azaltacak. Ancak, bu durum özel sektörü ödeme sıkıntısı içine sürükleyebilecek.

 

Kaynaklar :

http://ekonomi.milliyet.com.tr/borclarimiz-gittikce-buyuyor/ekonomi/ekonomiyazardetay/20.03.2012/1517536/default.htm

Anayasa’nın “En Temel Maddesi” nasıl olmalı?

Anayasa’nın en temel maddelerinden biri şu anlamda olmalıdır :

Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sı  HARFİYEN UYGULANMAK İÇİN yapılmıştır.
1.1. Anayasa’nın uygulanmasını ve Anayasal hakları hiç kimse engelleyemez.
1.2. Devlet, Türk Halkı’na Anayasa ve Anayasal Hakları öğretmek için gerekli bütün tedbirleri alır. (Türk halkı kendi adından önce anayasal haklarını öğrenmelidir. )
1.3. Kim Anayasa’nın uygulanmasını engeller veya, Anayasal Hakları gasp etmeye çalışırsa ederse en büyük cezaları alır.
1.4. Bu kişiler Devlet memuru, Milletvekili, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı olması durumunda, bütün siyasi ve devlet memuru olma haklarını YAŞAMLARI BOYUNCA kaybederler.

NEDEN Mİ BÖYLE OLMALI?

Çünkü mevcut Anayasamız  “en temel hak ve hürriyetleri” insanlarımıza tanıyor olmasına rağmen maalesef ki insanlarımıza kullandırılmıyor. Bu durum özellikle şimdiki İKTİDAR ZAMANINDA EN ÜST BOYUTLARA çıkmıştır.

Verilen haklar  kullandırılmıyorsa veya Anayasa uygulanmıyorsa;
Uygulanmayan bu Anayasa’ya Cumhurbaşkanı dahil, Muhalefet Partileri bile ses çıkarmıyorsa, Yeniden bir Anayasa yapmanın hiçbir anlamı yoktur.

TEMEL PROBLEM ANAYASA DEĞİL; ANAYASA’DA YAZAN FAKAT GASP EDİLEN/KULLANDIRILMAYAN  HAKLARDIR.

“Problemler hastalık gibidir. Doğru teşhis edilemezlerse, asla çözülemezler.”