Ermeni İsyanı – The Armenian Revolt: 1894-1920

Yüzyıllardır uygulanan planlar aynı…

Önemli olan, Kimin kimi öldürdüğü değil; kimin bölündüğü…
Önemli olan, bu topraklarda müslüman olan kimseye rahat bir gün sağlanmasın.
Önemli olan, bölgenin kaynakları Emperyalistler tarafından kullanılsın…

Aynı kışkırtmalar, şekil değiştirerek ama birebir aynen devam ediyor.
O zaman kullanılan yanlı basın, şimdi de aynı…
En önemli fark, Türkiye’nin Yönetimi de artık kendilerine çalışıyor…
Arabistanlı Lawrence’nin (Lawrence of Arabia) yaptığı, isyana, katliama teşvik gibi,
Provokasyon işleri ne yazık ki şimdi bu ajanlar tarafından yapılıyor.
2012-12-26_Fransız kumandanın dosyasında bulunan Ermeni silahlılar resmi

Dikkatle İzleyiniz…

19. yüzyıl sonunda, Ermeni milliyetçileri, Batılı siyasî idealler ve kendi vatanlarını kurma arzusuyla kışkırtılmış olarak, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı isyan etmeye başladı. 1. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Rus birlikleri Türkiye’nin doğusunu işgal etti ve pek çok Ermeni onların saflarına katıldı. 1915 itibarıyla, Hıristiyan Ermeniler ve Müslümanlar arasındaki çatışma trajik bir kan gölüne döndü. Sonraki beş yıl içinde, iki milyondan fazla Ermeni ve –Türk, Kürt ve Azeri– Müslüman hastalık, açlık, soğuk ve katliamlar sonucu öldü. Bu bir saatlik program bu korkunç çatışmanın ayrıntılarını incelemekte, gerekçelerini açıklamakta ve Batılı güçlerin bu çatışmada oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır.

Ermeni İsyanı 1894-1920 ; Türk, Rus ve Amerikan kaynaklarındaki arşiv filmlerini ve fotoğraflarını kullanmakta ve aşağıda belirtilen uzmanlar ile yapılan görüşmeleri içermektedir:

Norman Stone, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü
Yusuf Halaçoğlu, Gazi Stratejik Araştırmalar Merkezi (GSAM) Müdürü
Justin McCarthy, Louisville Üniversitesi Tarih Bölümü
Yusuf Sarınay, Devlet Arşivleri Genel Müdürü
Seçil Karal Akgün, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih Bölümü
Stanford Shaw, Bilkent Üniversitesi Tarih Bölümü

Türkçe İzleyiniz…

http://youtu.be/-5VK-GFJXfY&w=560&h=360

Okumaya devam et “Ermeni İsyanı – The Armenian Revolt: 1894-1920”

Kimin Malını, Kime Özelleştirmek…

Kimin Malını, Kime Özelleştirmek…
VE NE HAKLA…

2012-06-04_OzellestirmeIdaresiÖzelleştirme adı altında ülke kaynakları talan ediliyor. Sorumlusu yalnızca AKP Hükumeti değil, özelleştirmeye katkıda bulunan bütün hükumetler sorumludur. AKP ise burada, tüm hükumetlerin  bu konuda feriştahıdır. Yüz kızarmama konusunda yeterli eğitimleri olsa bile, “Türkiye Nato Toprağıdır” veya “BOP Eş Başkanıyız” derken kelimelerin ne kadar biribirine takıldığını görebilirsiniz.

Ağızları ile ne söylerlerse söylesinler,
Özelleştirmelerin hiçbir tutar tarafı yoktur…
Akla gelen birçok da sakıncası vardır. Bu sakıncaları başka bir makalede
değerlendireceğiz ama burada özelleştirmeleri başka bir bakış açısı ile
inceleyeceğiz.

Öncelikle bu Vatan Bizim vatanımız…
Atalarımızdan bizlere miras kalan bir vatan; Türkiye Cumhuriyeti…

Savaşlar nedeni ile neredeyse dümdüz olmuş bir ülke…
Kurtuluş savaşından beri, yine hükumetlerin “Amerikancı” olması nedeniyle birçok engellemeyle, verimsizlerştirmeyle karşılaşmasına rağmen birçok değer üretti…

Bu değerler, fabrikalar, limanalar, hava yolları, barajlar, köprüler, enerji tesisleri vs…
İçerisinde Joni, Hans, Frenk ve Samuel’kerin emekleri ve katkıları olmadan…
Yani yalnızca atalarımız, babalarımız ve bizlerin alın teri ile,
Vermiş olduğumuz vergilerle oluşturulan değerler bunlar…
Yani Türk varlığı ile var edilmiş herşey, Onları var eden insanların ve onların mirasçılarının hakkıdır…
Aynen bir evin, arsanın, tarlanın, fabrikanın haklarının anne ve babadan çocuklarına miras kalması gibi…

Okumaya devam et “Kimin Malını, Kime Özelleştirmek…”

Irak Savaşı ve Özelleştirme Gelirleri Üzerine…

Burada, Özelleştirmeler bi başka bakış açısı ile değerlendirilmiştir…
2012 yılına kadar yapılmış bulunan özelleştirmelerin listesine,

Buradaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz

Listeye göz atarken, herbir kuruluşun yer aldığı coğrafi yapıyı;
Orada çalışan insanları,
İnsanların baktıkları aileleri,
Herşeyi ama herşeyi gön önünde bulundurum…

Listede görülen bütün HERŞEYİN toplam geliri yaklaşık 50 MİLYAR DOLARDIR...

Şimdi geriye dönüp, şöyle bir senaryo üzerinde çalışalım…

Okumaya devam et “Irak Savaşı ve Özelleştirme Gelirleri Üzerine…”

Satmak Çözüm Değil; YÜREĞİMİZ YANIYOR…

Ülkenin bütün değerleri tek tek satılıyor…

İÇİMİZ KAVRULUYOR, KANIYOR,
YÜREĞİMİZ YANIYOR…

Milletimizin, Atalarımızın ALIN TERİ ile elde edilmiş tüm TÜM DEĞERLER,
Türk Halkı dışındaki herkese, ” ÖZELLEŞTİRME”
adı ile DEVREDİLİYOR…

Mantık çok basit Lütfen bir önce yayımlanan
Özelleştirmeleri asla kabul edemeyiz Niye? başlıklı makaleye göz atın…

Özelleştirme” adı altında ülkenin bütün kaynakları talan edilirken,
MUHALEFET” dediğimiz gruba bakıyoruz;
Hiç birinde ” tık” yok…

Okumaya devam et “Satmak Çözüm Değil; YÜREĞİMİZ YANIYOR…”

Bay Smith Washington’ a Gidiyor…

Şimdi sizlere bir Amerikan Filmi reklamı yapacağım.
“Mr. Smith Goes to Washington”, Türkçesi ile “Bay Smith Wahington’a Gidiyor”…

afişFrank Capra tarafından yönetilen,
Başrollerinde James Stewart ve Jean Arthur‘un oynadığı, 1939 yapımı politik bir fim.

Film, her ne kadar bir Amerikan filmi olma özelliğini taşıyorsa da, Amerikan senatosunda, dürüst insanlar ile, servetlerine servet katmaya çalışan siyasetçilerin çatışmasını, gerçekler ile halka duyurulan bilgilerin ne kadar farklı olduğunu, paranın ve siyasal gücün, gerçekleri gizlemek için nasıl kullanıldığını güzel bir ifade ile anlatıyor…

Washington’da senatörün ölmesinin haberi tüm eyalette yayılmıştır ve Senator Joseph Paine’in medya patronu Jim Taylor‘dan istediği geçici göreve gelecek kişi için işlerine pek karışamayacak birini bulmasıdır. Jefferson Smith Boy Rangers’ın başkanı, dürüst ve idealleri olan biridir ve bu istek için biçilmiş kaftandır. Ne var ki, Washington entrikaları içinde Jefferson’ın dürüstlüğü ve kendini insanlara adaması bazı değişimlere sebep olur.

Bu amaçla atanan Mr. Smith’in  çok genç ve çok saf biri olarak bu çevrelere hizmet vermesi bekleniyorken bu idealist genç, bu çevrelere yardımcı olmak yerine onların korkulu rüyası haline gelir.

Film bu uğraşı, idealizm ve dürüstük adına verilen bu çabayı, karşıdaki gücün ne kadar büyük olduğunu ve kazanmak için hangi yöntemleri kullandıkları, karşısına çıkan engelleri karalamak için nasıl çaca harcadıklarını ve bu gücü yenmenin ne kadar zor olduğunu akıcı bir şekilde anlatılıyor…

Filmin 90. dakikası ile başlayan Senato salon sahnesi izlemeye değer. Burada, değil bu güçlerle mücadele etmek; senato bürokrasisinin detayların bile farkında olmayan genç bir idealistin, ÖLÜMÜNE vermiş olduğu mücadele çok etkileyici… Filmi bulup, bu sahneleri lütfen kendi dilinizde izleyiniz.

Okumaya devam et “Bay Smith Washington’ a Gidiyor…”