Archives For Siyaset

Demokrasi yalnızca Sandık demek değildir.
Adı, Yalnızca “Sandık” olan, Demokrasi değil Tabuttur…

DEMOKRASİ :
Demokrasi, tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını
şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir yönetim biçimidir.

OLİGARŞİ :
Oligarşi, sadece belirli bir grubun bir ülkeyi yönetmesiyle ortaya çıkan bir
yönetim biçimidir.

TABUT :
Ölüyü gömüleceği yere kadar taşımaya yarayan, Baş tarafı geniş, ayak ucu dar, çeşitli ağaçlardan
yapılan bir Sandıktır.

Demokrasi;
Sandığın Hilesiz olanıdır,
Basının Yalansız olanıdır,
Adaletin Bağımsız olanıdır,
Siyasetin Dürüst Olanıdır,
Ülkenin Tam bağımsız Olanıdır,
Toplumun Ahlaklı ve Sorgulayan Olanıdır.
Kaybedenin, Muhalefet olarak görev yapmaktan Mutlu olanıdır.
Kamu personelinin, Bakan peşinde koşanı değil, İş yapanıdır.
Bireylerin kurumlarında, Üstlerini seçme şansları olanıdır.

2013-07-08_AdiDemokrasi_900x900 2013-07-07_Demokrasi_900x900

Devamını Oku…

Önceki Makale için Tıklayınız : “AK Parti’nin faydaları…”

“İşte sana o Kitap! Kuşku, çelişme, tutarsızlık yok onda. Bir kılavuzdur o, korunup
sakınanlar için”
(Bakara Suresi 2)

DİNDARLIK – “Kuran’ın, özüne uygunluktur.” ve Bunun için de, Kuran’ı Anlamaktır.

Kendilerini “Dindar” olarak tanımlayan insanlarımızın çoğunun
Okuduğu Kuran-ı Kerim’in Dili Arapça.

Dindar, aşağıdaki ayetleri okur/dinler,
Belki de duygulanır ve ağlar.
Döktüğü Gözyaşında,
Ayetlerin anlamının
herhangi bir bir KATKISI kesinlikle yoktur.
Ama Okunan Kuran’ın
Makamının ETKİSİ çoktur.

2013-06-31_NisaSuresi_136-138_1600x768

Devamını Oku…

“Dindarım” dediler,
Yıllarca mazlumu oynadılar.
Allah’ına tapan,
Dinine İnanan insanları temsilen; Güya…
Hep yakınırlardı zülümden…

Boyunları hep bükük gezerlerdi,
Söylemler öyleydi ki,
“İslam’ım” demek; Namaz kılmak,
Oruç tutmak, örtü bağlamak “sanki” suçtu ve
Hükümetler hep bunları ezerlerdi,

Sonra ne olduysa oldu;
Bu “Dindarım” diyenler,
Birden bire şahlanıverdiler,
Her nasıl oldu bilinmez ama,
İktidara geldiler.

Ama bir de gördük ki,
MAZLUM olarak düşünülenler,
ZALİM’lerin piri oluverdi aniden…
Sanki içlerinde büyük bir canavar vardı
Ve o canavar birdenbire uyandı.

Devamını Oku…

31 Mayıs 2013 sonrası durumu

Eldeki veriler :

1. Tayyip Erdoğan, Emperyalizmin Türk Ve İslam Dünyasına karşı en büyük yatırımıdır.
Amerika’ya ve İsrail’e şimdiye kadar bu kadar iyi hizmet veren başka bir lider olmamıştır.
Aldıkları ödüller ve Emperyalizm lehi beyanatlar da zaten tüm bunları doğrulamaktadır.

Bakınız : “DİNDARIM” Demekle, Dindar Olunmuyor…”
http://diril.me/2012/05/29/dindarim-demekle-dindar-olunmuyor/

2. “Dindarım” demesine rağmen, İslam Dini ve Dindarlıkla kesinlikle alakası olmayan
işler yapılmaktadır.

3. Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere Din konusunda otorite olabilecek
kişi ve kuruluşların halkı yeterince aydınlatmaması yüzünden, İnsanlarımızın bir
kısmı halen “Dindarım” diyen insanların dindar olduğunu düşünmektedir.

4. Emperyalizm Türkleri ve İslam Dünyasını yüzyıllardır tahrip etmeye çalışmaktadır.

5. Doğrudan İşgaller çok masraflıdır. Örneğin ABD’nin Irak işgalindeki faturası çok
ağır olup 4 trilyon doları bulmuştur.

6. Bu nedenle, işgal yerine ülkeleri çok daha az para ödeyerek içeriden çökertmeye
çalışmak çok önemli bir stratejidir.

Bakınız : Emperyalizm Türkiye İçin Ne Harcar?
http://diril.me/2013/06/02/emperyalizm-turkiye-icin-ne-harcar/

7. Tayyip Erdoğan, Hem Emperyalizme vermiş olduğu sözler ve hem de
kırılgan bir ekonomik yapı nedeniyle, “boğazına kadar” pisliğin içerisine batmıştır.
Ekonominin iyi olduğunu düşünen yalnızca, Erdoğan mitinglerine
Makarna karşılığı getirilen insanlar ve onlara öğretilen, Ülkenin toplam borçlarının
ne kadar arttığı değil; Türkiye’nin, Erdoğan sayesinde IMF’ye artık borç verecek
durumda olduğudur.

Devamını Oku…

Yüzlerce yıl içlerine sızdılar,
Sabırla çalıştılar…
İğne Oyası gibi ilmek ilmek işlediler,
Emperyalizm tam Türk’ü yıkmak üzereydi ki,
Bir anda bir güneş doğdu Anadolu’nun üzerinde.

Bu güneş “az önce” Çanakkale’yi onlara dar edendi.
Bu günes, onların hesaplarını bozan,
Mustafa Kemal’di.

Sınırsız gücün sahibi “bu güç”,
Pılısını, pırtısını toplayıp gitti Anadolu’dan.
Ama ektiği, bıraktığı tohumların hepsiyle değil.

Yalnızca 57 yıl gibi kısa bir yaşam,
Yalnızca 15 yıllık çalışma süresi,
Cumhuriyetten sonra.
1001 tane devrim,
Her biri diğerinden yüce…

2013-06-15_AKPveAtatürkZihniyetleri_1600x900

İşte AKP’nin neredeyse bir 11 yılı bitti.
Ne yaptılar diye düşünecek olursanız,
Sattılar satabilecekleri kadar, yetmedi,
Yıktılar yıkabilecekleri kadar,
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları yerden başlayarak.
Ama bitmedi

Devamını Oku…

İmparator Neron

AK Parti denince akla gelen, Recep Tayyip Erdoğan;
Recep Tayyip Erdoğan denince de, Maalesef akla bir sürü YALAN geliyor.

İki Video ile, önceki Yalanlara bir Göz Atalım :

1. Bir Başbakan İki Erdoğan (1. Bölüm)

http://youtu.be/PHRIqVLgCS0&w=560&h=360

2. Bir Başbakan İki Erdoğan (2. Bölüm)

http://youtu.be/A2m-K-eXr8I&w=560&h=360

1 Haziran 2013 ile başlayan hareketler gösteriyor ki,
Türkiye’ye, Tayyip Erdoğan ve Ak Parti Yönetimi;
Amerika Birleşik Devletleri ve Haçlılar ile birlikte,
Aynen Orta Doğu’ya getirmiş oldukları

Kan,
Gözyaşı,
Zulüm,
Savaş,
Ve ölümden başka bir şey getiremez…

Devamını Oku…

Neden ayaklandı bu millet?
Neden Sokaklara döküldü?
Çok şey mi istiyor?

TürkMilletiNeİstiyor

BAKALIM TÜRK MİLLETİ NE İSTİYORMUŞ

Bu güzel vatanda özgürce yaşamak istiyor,

Adalet istiyor,

Sevgi, kardeşlik ve kanun önünde eşitlik istiyor.
Başbakan Recep ile İşçi Recep’in çocukları arasında olsa bile,

Bütün anayasal haklarını özgürce kullanmak istiyor.

Halkının gözünün içine baka baka
yalan söylemeyen,
Söylediklerinin sürekli arkasında olan,
Tutarlı, istikrarlı,
Savaş naraları atan değil;
Savaşları durdurmaya çalışan
Emperyalizme karşı duran,
Başbakanlar istiyor.

Verdiği  vergilerin, banka faizlerine değil.
yine kendine dönmesini isiyor.

Devamını Oku…

2013-06-04_TürkMilletiDevralır1_1600x900

“Adaletli” bir Adalet Sistemi olsa

Yalan söylemeyi alışkanlık haline getiren biri,
Türk Milletine sürekli yalan söylemekten
Sabıkalı olacak…

Onun Adı, Recep Tayyip Erdoğan:
Kısaca Tayyip RTE.
..

Ve;

Cumhuriyetin bütün kurumlarını yabancılara peşkeş çeken,
İnsanlarımıza kendi  milli bayramlarını  bile  yasaklayan,
Türk Milletine hiçbir Anayasal  hakkını  kullandırmayan,
Masum  insanları  hapishanelerde  yıllarca süründüren,
Her  saniye  yalan  kıvırmayı  alışkanlık  haline  getiren,
Bütün Devlet kademelerine kendi adamları ile dolduran,
İslam dinini her nefeslerinde bile istismar edebilen,
Basın özgürlüğünü, Devlet gücü ile tamamen ortadan kaldıran,
Deniz Fenerleri ile Müslüman insanları  dolandıran,
Adaleti arayan savcıları, hakimleri tutuklayan,
Oligarşik seçme sistemini Demokrasi adı altında yutturan,
Seçimlerde kendi partisi adına her türlü dalavereyi yapan
Bir Parti…

Onun adı Adalet ve Kalkınma Partisi
Kısaca AKP…

Ve;

Bir iktidarın hatalarını,
Eksiklerini, noksanlıklarını; adaletsizliklerini
Takip etmesi gereken partiler;

Onların adı, CHP ve MHP;
Kısaca Muhalefet Partileri…

Devamını Oku…

Emperyalist ülkeler,
Türkiye’nin kaynaklarını elde etmek için veya
İdealleri olan “Türk’leri Anadoludan sürmek” için
NE KADAR harcama yaparlar?

1 Milyar Dolar,
10 Milyar Dolar veya
100 Milyar Dolar?

NE KADAR?

Zamanında savaştılar BAŞARILI OLAMADILAR.
Çanakkale’yi GEÇEMEDİLER,
Anadolu’ya girdiler, KALAMADILAR,
Belki şu anın parasına göre yüzmilyarlarca Dolar HARCADILAR;
Üstelik, yüzbinlerce de ölğlerini BIRAKTILAR

Savaş, bizim için ne kadar  kötüyse, onlar için de kötü.
Şimdi ise kuşkusuz, daha ekonomik açıdan bakıyorlar.
Atılan 1 bombanın maliyeti yerine,
Kendilerine çalışacak kaç tane insan satın alabilirim diye…

Bizim siyasetçiler ise çok ucuzcu çıktı.
Eminim, ne verdiklerinin farkında bile değillerdir.
Kimisi hayatı boyunca;
Yalnızca 1 tek madde değiştirmekle görevlidir;
Milli Eğitim yasasından…
Kimisi ise Özelleştimede adam kayırmak için…

Onlar yalnızca ilk kısım rantı ile ilgilidir.
Buzulun en üstteki 1 metresi;
Örneğin Tekel’in satışı gibi…

Sonrasını ve ASIL KAYMAĞI ise başkaları bölüşür; kendi aralarında.

2013-05-26_RakınınPaylaşımı

Bilseler;
Belki kendileri adına daha iyi pazarlıklar yapabilirler.
Onlar;  yalnızca krom alanı için vermiş olduklar ruhsatın rüşvetini alırken,
Oradan belki ne kadar Uranyum çıktığının bile farkında değiller..

Son olarak 1 haziran 2013 tarihi akşamı,
“Petrol Peşkeş Yasası” Meclis tarafından onaylandı…

Özeti İzleyiniz…

http://youtu.be/iMQfXySFs-E&w=560&h=360

Devamını Oku…

2013-05-30_İçki-ve-Atatürk2_900x900Demiştik ya daha önceleri;
Ne zaman ağzını açsa “Dindarım” diyen biri
Ve içkiyi konuşsa,
Sonu Mustafa Kemal’e dayanır.
Bir fotoğraf ve elinde bir kadeh içki…

Onlar, yalnızca Din’i eğip bükerler;
İslam Dinini…
Oysa bilmezler ki,
İçki hiçbirşeydir…

Belki de O,
Zemzem gibi saf ve kutsal kalır,

Bu İkiyüzlü Vatan ve Din Düşmanlarının
yaptıklarını yanında… 

Kuran’ın “İçki” Konusundaki ayetler nelerdir?
İçki ne kadar günahtır?
İçki neden ön plana çıkartılmaya çalışılıyor?
İçki içenin cenaze namazı bile kılınmaz mı?
İçki düşmanlığının arkasındaki asıl güç kim?
“Yasaklananmaya çalışılan İçki mi, Atatürk mü?”

Önceki Makale için Lütfen Tıklayınız :
“Yasaklananmaya çalışılan İçki mi, Atatürk mü?” 
http://diril.me/2013/05/24/yasaklananmaya-calisilan-icki-mi-ataturk-mu/

Şimdi bir de; Yine kendini “dindar” olarak tanımlayan bir başka
kesimin Atatürk’le ilgili bir başka görüşünü izleyelim…

Haydar Baş’ın Mustafa Kemal Görüşü

http://youtu.be/cQEr9jp_Fs4&w=560&h=360

Şimdi de, İçki içmenin neredeyse “en büyük günah” olduğunan inanan
Hatta, içki yasağını “İslam dini” ‘nin temeli olarak gören, İslam Dini’ne özdeşleyen
Veya İslam Dini’ni, yozlaştırmak için yoğun çaba harcayan, CASUS veya
Cahil kesim düşüncelerini bir de Kuran’ın ÖZ tarafından değerlendirelim…

Devamını Oku…

Hüseyin Vodinalı Yazdı:

Önümüz seçim ve biz yine kaç kişiyiz, bilmiyoruz.

2012 itibarıyla, hükümet, yani TÜİK 75.8 milyonuz diyor. Birleşmiş Milletler’e göre 2012’de 74.5 milyonuz. Kulağı delik ve de iyi haber alan CIA’ya göre ise 2013’te 80.7 milyon kişiyiz. IMF, 2013’te 75.8 milyon rakamını veriyor. Dünya Bankası da 2011’de 73.6 milyondunuz diyor.

Yani bu rakamlara bakacak olursak; BM ile CIA arasında (tamam biri 2012, biri 2013 ama yine de çok) tam 6.2 milyon fark var. Bu, İrlanda, Hırvatistan veya Yeni Zelanda’nın nüfuslarını geçen bir fark. 2013’ü baz alalım. IMF ile CIA arasında 5 milyona yakın bir fark görünüyor.

Bu fark sizce nereden ileri geliyor?

A)   Yanlış hesap
B)   Seçim taktikleri
C)   Suriyeli, Afgan, Ermeni vs. gibi kaçaklar.

Bizce cevap D. Yani hepbiri.

2013-05-27_HüseyinVodinalıYazdı

A)  Yanlış Hesap: Nüfus artış hızları birbirini tutmuyor. TÜİK ile Dünya Bankası nüfus artış hızımızı yüzde 1.2 olarak veriyor. BM yüzde 1.1. Kurtulduk diye sevindiğimiz IMF ise en yüksek oranı, yüzde 1.24’ü ileri sürüyor. Türkiye’nin nabzını en iyi tutan! CIA ise yüzde 1.2 diyor. Yani ortada bir yanlış hesaplama var ama kiminki yanlış onu da bilemiyoruz.

Devamını Oku…

Seçim meydanlarında ve mecliste biribirilerini yiyenlerin
Kişisel çıkarlar söz konusu olduğunda nasıl acilen  uzlaştıklarının kanıtıdır…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden ve mevcut siyasi yapıdan Hiç kimse ama hiç himse, Türk Ulusu için bir yarar beklemesin…
Allah ne güzel yapıyor da bu imansızlar, bir anda tuzağa düşüyorlar…
Darısı bunların tamamında kurtulmak…
EN KISA ZAMANDA…

ntvmsnbc Haberi

Güncelleme: 08:29 TSİ 09 Mayıs. 2013 Perşembe

2013-05-06_RencideOlduk

“Ehliyet ruhsat dedi, rencide olduk”

MHP Milletvekili Özcan Yeniçeri, trafik cezası kesilmemesi de dahil, milletvekillerine bir dizi yeni hak getiren 4 partinin ortak yasa teklifini savundu. Yeniçeri, “Hız yaptık polis durdurdu, ehliyet ruhsat dedi, rencide olduk” diye konuştu.

Milletvekili ve yakınlarına bir dizi yeni hak getirecek yasa teklifinin gerekçeleri netleşiyor.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, neden vekillere trafik cezası verilmemesini istediğini açıkladı.

Milletvekillerinin farklı statüde olmaları dolayısıyla onlara bazı farklılıkların sağlanmasının doğal karşılanması gereken bir husus olduğunu anlatan Yeniçeri, bu görüşünü başından geçen bir olayla destekledi: “Kütahya’ya gidiyorduk, araç biraz hızlı gidiyordu, iki milletvekili vardı. Polis durdurdu ’radara yakalandınız’ dedi. Şoför ’araçta milletvekili var’ dedi. Polis, emir komuta içerisinde ’ruhsat, ehliyet’ dedi, biz de bu tavrından rencide olduk. Bize daha kibar davranabilirdi.”

Devamını Oku…

2013-05-04_Kuranın-Bir-kısmını-redsdetmek_1_1200x900

HEY ! “Dindarım” diyenler,
Bütün gün kameralarla gezenler,
Her camide boy gösterenler,
Örtünmeyi reklam edenler,
Yalanlarla beslenenler,

SİZLERE SESELENİYORUM…

Devamını Oku…

Bayrak_2012-05-09_05

 

 

 

 

 

 

 

 

Paranın ve gücün,
Adaletin önüne geçtiği bir dönemde
Kurumların ve Bireylerin Özgür olmasından bahsedilebilir mi?

Devletin her kademesine nüfuz etmiş bir İktidar,
Yüksek Seçim Kurulu’na nüfuz etmemiş olabilir mi?

Medyada çıkan İktidar yanlısı haberler,
Başarılar, Dolup taşıyor görünen seçim meydanları
Hatta;
Seçimlerde

Partilerin almış göründüğü oylar, Yüzde elliler,

Gerçeği Ne KADAR yansıtıyor?

Neredeyse,
Bütün vekilerin HALK değil, BAŞKALARI tarafından belirlendiği
bu OLİGARŞİK YAPI içinde
İktidarlar, Muhalefetler, Siyasetçiler
NE KADAR güvenilir?

Basındaki, Medyadaki, Hukuktaki YALANLARA karşı
Milletin gerçek gücü,
Ancak ve ancak Milletin kendini göstermesi ile mümkün olabilir.

Hiçbir yalan, Görselliğin gerçekleri üzerinde olamaz…

Devamını Oku…

“İlk” olmak bazen iyi, bazen kötü olabilir…
AKP ve Recep Tayyip Erdoğan’ın İLK’lerinin yorumu sizlere ait.

Toplam 61 Resim’le anlatım…


Kaynak : Sözcü Gazetesi

 

Bir resme tıklayıp, İleri ve Geri tuşları ile tüm resimleri görebilirsiniz…

Güç Bizleriz…

27.04.2013

Siyasette onu seçmek veya bunu seçmek zorunda değiliz…
Siyaset son derece yozlaşmış.

“Dindarım”, adı altında Dinin arkasından iş çevirenler;
“Atatürkçüyüm”, adı altında, Atatürk’e en büyük kötülüğü yapanlar…
Hepiniz aynısınız…

Hiçbiriniz ne Vatan, Ne Millet, Ne İnsanlık, Ne Din, Ne İlim, Ne Atatürk için çalışmıyorsunuz…

Herbiriniz yalnızca kendi çıkarlarınızın peşindesiniz
Ve bu nedenle birilerine boçlusunuz…
Özgürlüğünüzü, “küçük bir bedel” kaşılığında satanlardansınız
Ve Bizim için var olan; Vatan, Millet, İyi Ahlak kavramları ne yazık ki sizlerde mevcut değil…

Bizler ise hiçbirinizi tanımıyoruz ve istemiyoruz…
Sizleri o konumlara getirenler için çalışmayı asla kabul etmiyoruz…

Bizler savaşsız ve özgür bir dünya istiyenleriz…
Bizler, bütün canlıları ve doğayı sevenleriz…
Bizler, Alın terinin ve emeğin hakkına inananlarız…
Bizler, Bu topraklar için ölen bütün şehitlerimize saygı gösterenleriz…
Bizler, “ATA” larımızı el üstünde tutanlarız…
Bizler, “Yurtta Barış, Dünyada Barış” isteyenleriz…
Bizler, Alah’ın Kulu ve bu Vatan’ın evlatlarıyız…
Bizler, “Ya istiklal, Ya Ölüm” diyenler ve gerçekten ölebilenleriz…

Güç, bir avuç insan tarafından satın alınan ve yönetilenler değil,
GÜÇ, BİZLERİZ…

Facebook “As Bayrağını, Göster Kendini” Etkinliğine katılım için :
https://www.facebook.com/events/370703219705604/

Etkinlik Konusu :
http://diril.me/2013/04/22/simdi-butun-dunya-icin-bayrak-asma-zamanidir/

2013-04-27_BayrakAS_2

 

Bayrağını AS ve gel

Ne olursan ol, kim olursan ol,
Gel; Yalnızca gel…

Hangi Dinden,
Hangi Irktan,
Hangi Mezhepten
Hangi Milletten
Hangi Ülkeden;
Hiç önemli değil…
Bayrağını AS ve gel,

Bütün sömürülere karşıysan gel…
Alın terinin gerçek hakkını almak istiyorsan,
Eşit haklar, kardeşlik ve sevgi,
Ve savaşsız bir dünya…

Açlık ve kıtlıktan kurtulmak,
Gözyaşı ve kandan uzak durmak,
Sofrandaki ekmeğine bile göz dikenlerden
Kurtulmak istiyorsan;
Gel; Yalnızca gel…
Bayrağını AS ve gel…

Bu “Küresel Dünya”,
Onların düşledikleri gibi olmayacak…
Tefecilerin,
Yalancıların,
Savaş tüccarlarının,
Sınırsızca Zenginlerin,

Ve Sınırsızca tüketenlerin…

Milyonlarca insan ölürken gülebilenlerin,
Yokluğa aldırış etmeyenlerin,
Doğayı katledenlerin,
Dünyayı mahvedenlerin,

Ve Emeği sömürenlerin,

Kölelik arzulayan efendilerin,
Yalanlarla ülkeleri yönetenlerin,
Medyayı kontrol edenlerin,
Bilgiye hükmedenlerin…

Ve yalnızca kendilerini düşünenlerin…

Ne olursan ol, kim olursan ol,
Gel; Yalnızca gel…
Hangi Dinden,
Hangi Irktan,
Hangi Mezhepten
Hangi Milletten
Hangi Ülkeden;
Hiç önemli değil…
Bayrağını AS,
Kendini göster ve gel…

Göreceksin;
Bu dünya,
Bir elin parmakları kadar olanların değil.
Bu dünya Senin,
Yalnızca Senin…

Bunu hatırla ve gel…

Facebook Etkinliğine Katılmak İçin Tıklayınız :
https://www.facebook.com/events/370703219705604/

 

 

 

8 Nisan 2013 tarihi Nedir?

Bu tarih,
Türk’lerin Ulusal direnişinin başlangıç günüdür;
Emperyalizm ve onların işbirlikçilerine karşı,

2013-04-08_Silivri

 

Sivas’ta masum insanlarımızı yakan neslin
temsilcilerine karşı…

Bakınız :
Sivas Katliamını Unutmadık… Mazlumlar

Sivas katliamını Unutmadık… Zalimler

Irakta, Libya’da, Suriye’de, Mısır’da, Afganistan’da
Milyonlarca insan hunharca katledilirken
Hiçbir şey yapmayan, kıllarını bile kıpırdatmayanlara karşı,

httpwww.imgupload.netout.phpi1617_44.JPG 2003_3_20

Hatta, onları açıkça destekleyen,
Müminleri bırakıp da;
kafirleri dost edinen İKİYÜZLÜLER’e karşı….

İkiyüzlülere şunu muştula: Kendileri için korkunç bir azap öngörülmüştür.
Öyle kişiler ki onlar, müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar ediniyorlar.
Onların yanında onur ve yücelik mi arıyorlar? Onur ve yüceliğin tümü Allah’ındır.”
(Nisa Suresi 138 -139. Ayetler)

“Ey iman sahipleri! Müminleri bırakıp da küfre sapanları dostlar edinmeyin.
Kendi aleyhinize Allah’a açık bir kanıt mı vermek istiyorsunuz?
Şu da bir gerçek ki ikiyüzlüler, ateşin en alt katındadırlar.
Onlar için bir yardımcı asla bulamayacaksın.”
(Nisa Suresi 144-145. Ayetler)

“Ey Peygamber! Küfre sapanlarla, ikiyüzlülerle cihat et. Onlara sert davran.
Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o! ”.
(Tevbe Suresi 73. Ayet)

Kanka4-2 2012-06-23_Dans_Büyük Kanka1

 

Atatürk büstlerine karşı durup,
Yeşil banknotlar üzerinde yer alan
Amerika Başkanlarına, İngiliz Kraliçelerine tapanlara karşı…

Kafir zulmünde inim inim inleyen insanlara,
Tecavüz edilen binlerce kadına, kıza
bir “gık” bile çıkar-A-mayanlara karşı…

Devamını Oku…

Şunu açıkça bilin ki

2012-12-21

Savaşlar yalnızca;
Top, Tüfek ve Kılıçla Olmaz…

Savaşlar yalnızca;
Savaş meydanlarında olmaz…

Savaşlar her an;
Ve her yerde olur…

Üstelik düşman EMPERYALİST;

Korkak,
Kaypak,
Hilekar,
Aşağı,
Bayağı,
Adi,
İkiyüzlü…

Aydınlıktan çok karanlıkta;
Meydanlar yerine,
Yeşil Banknotlar üzerinde;
Siyasetçilerinin ceplerinde, jiplerinde, evlerinde;
Türkiye Büyük Millet Meclisinin taa içinde…
Kalem tutan parmaklarda,
Dolma Kalemlerin mürekkebinde,
Ve A4 kağıtların TAM üzerindedir…

Sakın ha Sakın !
Düşmanı, “
Belki birgün karşıma çıkar” diye,
Bekleme cesaretle…

Korkak,
Kaypak,
Hilekar,
Aşağı,
Bayağı,
Adi,
İkiyüzlü  düşman;

karşına Çıkmaz, Çıkamaz, Çıkmayacak;
defalarca tekrarlandığı gibi tarihte…

Bu nedenle,
Sen sen ol;
Önce arkanı kolla.
Sonra Ya Allah Besmele…
Senin bir tek İMANIN yeter Onların CÜMLESİNE…

Devamını Oku…

Altına Hücum !

17.01.2013

Arslan Bulut:
Altın hesabı, ülkenin vücudunu satmaktır!

Arslan Bulut
17 Ocak 2013

2013-01-09_Altın

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in son yayınladığı raporda,

Türk bankalarının, 2013 yılında büyük ihtimalle Türkiye’nin güçlü ekonomisi ve bankacılık sektöründen fayda sağlamak isteyen yabancı bankaların satın alma hedefleri haline gelecekleri öngörüsüne yer verildi. Raporda “2013’te orta ölçekli Türk bankaları arasında birleşme ve satın almalar yaşanması ihtimal dahilinde. Bankacılık sektörünün sağlıklı kredi temelleri, pazar büyüklüğü, ekonominin olumlu görünümü, Türkiye’yi cazip hale getiriyor. Piyasada yeni konsolidasyonların olması olasılığı var” denildi.

Peki şu anda Türkiye’de bankaların ne kadarı yabancıların elindedir?
Benim elimde kesin bir rakam yok ama yüzde 40 diyen var, yüzde 50 diyen var..

Devamını Oku…